Sefer Bahadır’dan alıntı.o kadar güzel yazmışki.

 

Yaşadığımız şu dünyada onlarca insan onlarca farklı sima ve onlarca farklı hayat tarzları vardır..Kimimiz içinde yaşadığımız topluma faydalı olabilecek işler peşinde koşarken kimimiz ise maalesef sadece seyretme ve kusur arama yolunda yürürüz.Oturur ve sadece çabalayan proje üreten emek sarf eden insanların saçını kaşını eleştirir ahkam keseriz..Dilimizin kemiği yoktur ya habire ağzımızda döndürürüz onu ..Ve sonuçta dilimiz döner  ve  onlarca boş laf üretiriz.

Oysa zor olanı yapıyoruz farkında olmadan.Az konuşup çok iş üretmek varken çok konuşmak ve konuştuklarımızla gönül kırmak ta neyin nesi? Bir karınca kadar da mı olamıyoruz anlamıyorum.Konuşmayı bırakıp yolumuz çoook uzak ta olsa neden  giremiyoruz  yola.Neden  köşe başları, kahvehane köşeleri bizim meskenimiz oluyor.Hedef belirlemek ve sonra o hedef doğrultusunda başımızı önümüze eğip çapa sarf etmek varken neden bir köşeye oturup onu bunu çekmek çekiştirmekle uğraşıyoruz.Bu  insanlığa nasıl sığıyor anlamıyorum..

Geçen günlerde daha önceden de hep ilgimi çektiği üzere leylekleri gözlemledim..Oturdum ve onları izledim saatlerce.Çok alımlı bembeyaz tüyleri ile çok gururlu ve efendi duruyorlardı yuvalarında.Yüksekteki yuvalarından aşağıları seyretmeleri güzeldi..Yaptıkları tek şey yerlerde olup bitenleri tek ayağının üstünde izlemekti.İzlemek ve sonra da yanındaki eşine dönüp laklak ötmekti.Bir kuş uçsa yuvalarının etrafında laklak ötüyor, bir başka leylek görseler laklak ötüyor, bana bakıyorlar laklak ötüyorlardı.Sonra bu kadarı yetmiyormuş gibi dönüp birbirlerine en iyi kim “laklak ötüyor acaba” diye  nispet edercesine yine laklak  ötüyorlardı.Yalan değil.Birgün oturun ve seyredin onları.Göreceksiniz ne kadar güzel laklak diye ötüyorlar.Onları izlediğim üç gün içerisinde yaptıkları bir kaç  değişik hareket gözlemledim..Yemek ve yuvalarında dinelmek.E tabi tüm bunları yaparken de sadece ve sadece laklak diye ötmek.

Bazen hepimizin bu leyleklerle yarıştığını hissediyorum.Onlarca toplantı yapılır onlarca söz söylenir onlarca karar alınır ama uygulamada hiç biri görülmez.Onu eleştiririz bunu eleştiririz.Gördüğümüz onlarca hatayı hiç çekinmeden hatta bağıra bağıra dile getiririz ama öte yandan kendi uygulamalarımızda söylediklerimizin hiçbir emaresi bile görülmez..Onlarca yetki ve kuvveti elinde bulunduranlar proje üretmekten yoksun, yeniliklere kapalı, pörsümüş duruşuna hayran bir şekilde tıpkı leylekler gibi sadece laklakla geçiriyorlar o paha biçilmez saatlerini.Doğrusu büyüğünden küçüğüne, yaşlısından gencine yetkilisinden yetkisizine,köylü sarı çizmeli Mehmet Ağasından en okumuşuna hepimiz, ne yazık ki sadece konuşuyoruz.

Ama anlamıyorum..Kendini eleştiremeyenleri,proje üretemeyenleri anlayamıyorum.Yenilikçi düşüncelere konumunun geleceği adına karşı çıkanları anlayamıyorum.İhtimaller hesabı yaparak sadece karşı çıkışlarda bulunanları anlamıyorum.İşten çok laf üretenleri, insani yeteneklerini sonuna kadar ve elinin uzandığı her alanda toplum yararına kullanmaya çalışanları kahve köşelerinde, oyun başlarında, devlete harcaması gereken saatlerde bulunduğu eş dost sohbetlerinde haklı haksız yerden yere vuranları anlayamıyorum.

Onun için ne yazık diyorum sadece.Bir insanın ömrünü leyleklerin ki gibi laklakla geçirmesine yazık diyorum..

Reklamlar

3 Responses to Sefer Bahadır’dan alıntı.o kadar güzel yazmışki.

  1. Sefer BAHADIR dedi ki:

    Suna Abla çok mahcup oldum..Çok ta sevindim doğrusu..
    Umarım ömrümüz leyleklerden ziyade karıncalar gibi geçer..
    Saygı ve sevgileimle

  2. sunaturk dedi ki:

    iyi ki remi5861 ‘i tanıdım ve sizlerin bloğlarınıza bakma şansım oldu.ben sizler gibi güzel yazılar yazamadığıma ,fotoğraflar çekemediğime göre,ara sıra sizlerden kopyalayıp,bloğumu güzelleştirmek isterim.
    cevaplamanıza çok sevindim. benden de saygı ve selamlar.

  3. remi5861 dedi ki:

    suna babaanne benimi andın yoksa yine kulağım çınladı da azcık :-))) hehehhh. sefer hocam döktürmüş yine. hepsini okudum.sonuna kadar hak veriyorum hocamıza. boş bo konuşup hep eleştireceğimize birazda üretmeliyiz bencede..daha doğrusu bence tükettiğimiz kadar üretsek olacak bence.. :-))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: