YİNE YİNE YİNE: Remi5861

Ocak 3, 2011

bugün reminin bloğunda dolaşırken  bu yazıyı gördüm.

tarihine de bakmadım. çünki hemen kopyaladım….

biraz gurulandım biraz şımardım…

Sayfalar

yazı özetini göster-gizle +/-

netfotograf.com sitesinden tanıştığım ve babaannemiz dediğimiz “suna turk” hakkında kısa bir tanıtım yazısı.

suna türk - babaanne
babaanne suna turk. kendisine süper babannemiz dediğime bakmayın, o benim yakıştırmamdır. yoksa webde tanıyan herkes ona, özellikle netfotograf sitesinde “babaanne” der. Herkesin sevdiği ve saydığı bir insandır kendisi. Bende çok sever ve sayarım.
zaten sevmesem onun için bu yazıyı yazmazdım değil mi? 🙂
efendim sevgili suna türk babaannemiz netfotografta çok sevilen birisidir. bende genelde netfotografta bulunduğum için babaannemle tanışmamda orada oldu. Hemen kanım kaynadı kendisine ve çok sevdim.
hernekadar uzakta olsabile insanoğlunun hisleri çok kuvvetlidir. iyiyi kötüyü hisseder. bende o misal, babaannemin kşiliğini yazılarını yaptıklarını hayat dolu sözlerini çok sevdim.
bence o değerli bir insandır. kendisinin yaşına rağmen içindeki bitmez tükenmez enerjisi beni çok etkiledi. o yüzden bende ona süper babanne diye hitap ediyorum. özellikle fotoğrafa ve insanlara olan sevgisi gözardı edilemez.  eğer tanışırsanız sizinde onu seveceğinizden hiç şüphem yok. çünkü kendisi çok cana yakın ve sevecen birisidir.
büyüksün suna türk babaanne.. 🙂

fotoğraf galerisi:
http://galeri.netfotograf.com/portfolyo.asp?nf=88816 

kişisel yazıları:
https://sunaturk.wordpress.com/
http://sunaturk.blogcu.com/

suna turk

yazar: remi5861 // 25 Aralık 2009 Cuma

4 yorum:

panctom dedi ki…

Bu babaanne gercekten süper 🙂
Hatta süper ötesi 🙂

Çalışkan, üretken, hayata bağlı..
Allah sağlıklar versin ona her daim 🙂

seviyoruz onu 🙂  

HayatCan dedi ki…

süper babaannenin ellerinden öperim..

bide yanaklarını sıksam ayıp olur mu acaba :))

süper babaenneye sevgiyle…  

remi5861 dedi ki…

🙂 vallahi ben sizden önce davrandım. babaannemiz bana özelden sorunca yazını bloğuma koyucam izin varmı diye, ben o an anlamıştım bişeylerin bana bana geldiğini. elimi çabuk tutup babaannemiz hakkında yazayım derken çoktaan benim (aslında sö benim değil) söz yayınlanmış bile onun boğunda..
bende severim kendisini. netfotografta tanıştık ama iyikide tanımışız. benim süper babaannem benim idolümdür. kimse dokunmasın bakayım :-))
fotoğrafı bile benim gibi teknolojik :-))helal sana babaanne 🙂  

REMİ’den

Ocak 2, 2011


AH REMİ5861 AH

Ocak 2, 2011

BEN BU ÇOCUĞUN BLOĞUNA BAKMAMALIYIM

İLLAKİ Bİ YAZISI HOŞUMA GİDİYO…

—–HEMEN Bİ EL BENİM ELİMİ KOPYALA,YAPIŞTIRA GÖTÜRÜYOR…

E BENDE KOPYALADIM. YAPIŞTIRIYORUM..OKUYUN VALLA ÇOK DOĞRU YAAAAA.

hava durumunun insan psikolojisine etkisi

şimdi buradaki yazımda sizlere çok derin bilgiler vermeyeceğim. veremem de zaten. çünkü insan psikolojisi konusunda çok iyi bilgi sahibi değilim.

ama diğer taraftan bende herkes gibi yaşıyorum. bakkala gidiyorum, geziyorum tozuyorum, alışveriş yapıyorum vs vs. yani insanların içindeyim ve ister istemez çevremi gözlemliyorum. işte bu yazımda sizlere havanın durumunun insan psikolojisine nasıl olumsuz etki ettiğini yazacağım. insanın psikolojisine etki ettiğinizde o insanların davranışlarının da olumlu veya olumsuz şekilde değiştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. çünkü ben bu olayı bizzat gözlemledim.

çimenlerin üstünde sabah sporu yapan bir grup orta yaşta insan

örneğin hava açık olsun ve güneşli olsun. sabah kalktığımızda keyifle camdan dışarıya bakarız ve güneşin sabah yaydığı ışıltıları seyrederiz. kuş seslerini de duyuyorsanız her şey yolunda demektir 🙂 keyifli bir güne merhaba diyebiliriz. kahvaltımızı yaparız ve çevremize tebessüm etmeye başlarız. işimizde işler keyifle yürütülür yakın arkadaşlık çevremizde hoş sohbet sayıları her zamankinden daha fazla olur. kuş gibi hafif oluruz. çevremizde güleryüzlü insan sayısı çokça görülür.

öte yandan kapalı havalarda ise güneşli havalardaki kadar keyifli değilizdir. güleryüzlü de değilizdir. içimizde güneşli havanın özlemi olur. sağa sola bakarız havaya bakarız ama nafile hava kapalıdır. içimiz buruk başlarız güne. arkadaşlarımızla az konuşuruz. işlerimizde müşterilerimizle az samimi oluruz. negatif olmasak bile pozitifte olamayız. nötrlük durumu hava kapalı olduğu vakit devam eder. iş yerlerinde amir ve müşteri karşısında pozitif olmaya çalışılır ama bu çok komik duruma düşmemize neden olabilir endişesi ile gülmek yerine tebessüm etmeyi, pozitif olmak yerine nötr kalmayı getirir

——————-
yağmurlu havada güneş yok ise ve yağmur çok ise ıslanırız. insanlar ıslanır. ister istemez sinir katsayımız yükselir. biz pozitif olsak ta karşımızdaki negatif yada nötr olduğu için ister istemez bizleri de içine çekerler.

karlı havada da bu böyle olur. soğuk, sıkıntı, hastalık vs gibi bir çok şey kontrolümüzden çıkar. soğuk, kar, yağış gibi olumsuzluklar vahim bir tablodur.

hava durumu insanoğluna ister istemez bir etki eder. hava iyi ise her şey güzeldir. şakalar yapılır, geleceğe daha idealist ve güvenle bakılır. insanın içine çok güzel şeyler dolar. ama öte yandan hava güneşli değilse nötrlük durumu çok olur. hatta hava kötü ise yani karlı ve yağmurlu ise insanların hepsinde topyekûn bir nötrlük ve negatiflik görülür. projeler ilerlemez, hiç hesapta olmayan kavgalar çıkar, aksilikler artar, lağım patlar, su donar, gözümüze toz kaçar hasta oluruz, üşürüz vs vs. bir sürü olumsuz yönde etki edebilecek şey olur.

havanın bize etki ettiği gerçeğinin farkına varmak ve önlem almak bizleri başarıya doğru biraz daha yaklaştırır diye düşünüyorum. başarmak her zaman bir para kazanma olayı değildir. bir kız arkadaş edinmek, dost edinmek, müşteri kazanmak, müşteri kaybetmemek, satış yapmak, sözünü tutmak vs vs daha bir çok şey başarı diye adlandırılabilir. kötü havalarda iki misli sabırlı olmak, duyarlı olmak, karşımızdakilerden çok fazla iyimser şeyler beklememek, musamma göstermek, empati yapmak gerekir diye düşünüyorum.

bu yazı konu itibariyle çokça örneklendirilebilir. fakat ben konu daha fazla uzamasın diye basit bir kaç örnek vererek konuyu kapatmak istiyorum. kışın hava durumunun da olumsuz etkisi nedeniyle daha fazla negatif düşünen insanlarla karşılaşmanız olasıdır. sizinde bu hava durumundan etkilenmeniz halinde fazlaca kırılgan/sinirli/alıngan olmanız normaldir. kışın ve havanın olumsuz olduğu zamanlarda şunları sakın demeyin;
– yahu bütün aksilikler beni buluyor.
– şu memlekette hiçbir şey yolunda gitmeyecek mi?
– hiç iyimser düşünen arkadaşım olmayacak mı?
– işi bırakıyorum
– bu proje hayatta bitmez
– bütün deliler beni mi buluyor ya?
– nedir benim çektiğim bu dertler?

hepinize bol güneşli ve açık havalı günler dilerim 🙂

yazar: remi5861 // 21 Aralık 2010 Salı
HELAL OLSUN SANA REMİ —canremi

REMİ5861

Aralık 10, 2010

Benim  netfotoğraftan

yazdığı yazılarına,

düşüncelerine.

aklına

güvendiğim bir nettorunum var.

remi5861.

bu gün ki yazısı dikkatimi çekti.

ve habersiz kopyaladım..

kızmayacağından eminim…

aslında birçok  kişiye faydası dokunur diye düşündüm…

onun için ekliyorum…

ha mesela oğlum veya okuyupta  fikir üretenler olursa sevinirim…

aynen kopyaladım.

buyrun;;;;;;

bugün kafama bir konu takıldı. ggde fırsat ürünleri var ana sayfada. 690-700 tl lik aleti 160 kusura bırakıyorlarlarmış.

bu satılan ürünü ben nette araştrıdğımda gerçekten piyasa değeri 600-700 arası değişiyor. sonra ben una bakıyorsum ve diyorum ki;

hee bak hoca demekki bu ürünün piyasası bu bari acele edem kaçırmayem diyorum.

ama burda kaseti geriye sararsak ve biraz dikkatli bakarsak bazı şüpheli durumlar ortaya çıkıyor. yada bana öyle geliyor. kimsenin günahına girmek istemem ama bunu yazmalıyım diye düşündüm;

şimdi internette fiyat kıyaslayan siteler bellidir aşağı yukarı. bu fiyat karşılaştıran siteyi ben gigide sitede en altta gördüm. demekki fiyat karşılaştırması yapan site ile gigi’nin bir balantısı var.
şimdi;
benim anlamadığım bir nokta var. piyasada satış steleri belli iken neden bu kadar çok sanal mağaza var? ve neden bukadar fiyat farkı var?

acaba diyorum büyük firmalar karşılaştırma siteleriyle anlaşıp paravan sanal mağazalar açıp buralarda fiyatları yüksek gösterip, -hiç satmasa bile (amaç ürünü pahalı göstermek)bu mağazalarda kıyas yapıp, bakın buralarda pahalı ama bizde çok ucuz diye bir politika güdebiliyor olabilir mi?

ben biliyorum ki, internette sattığınız ürünün ucuzu varsa ve siz pahalıya satıyorsanız anında batarsınız. ama nedense o kadar çok mağaza var ki; ve neden se bunlar en yüksek fiyatları çekip hiçte batmıyorlar.

diğer taraftan, fırsat ürününü amazondaki fiyatına bakınca bingoo oluveriyor. yani trde satılan fiyat ile amazondaki aşşağı yukarı aynı fiyatta.

yani bilemiyorum biraz paronayakça bir düşünce tarzı olabilir ama içime kurt düştü size yazdım. sanki etrafımızda organize bir şeyler dönüyormuş gibime geliyor.


biraz hava değişikliği.

Kasım 19, 2010

günlerdir bahçemden sahilden fotoğraflar ekledim.

e yeter dedim kendikendime..

netfotoğrafta  nettorunlarımla sohbet ettiğim bir topic var.

en bol simileyli ve en bol köpüklü yazışma topiği

remi5861 akıl küpü.

bu fotoğraf çok hoşuma gitti.

nasıl yaptığını sorunca aldığım çevap budur.

babaanne ben yaratmıyorum. araklayıp geliştiriyorum

internette bir yazı okumuştum. orada şöyle diyordu:

AR-GE’ci(araştırma ve geliştirme) değiliz
AR-GE’ciyiz (Arakla getir ben geliştiririm)

o hesap işte bizimkiside

görsel şuradan araklanıp geliştirilmiştir>>

artık kamu malı olduğuna göre isterseniz bloğunuzda neyim kullanabilirsiniz

artık bende  AR-GE’ci olmak istiyorum. başladım bile….

ben IT Müdürü yani iyi bişe

Bilgi işlem anlamına geliyor

oley.şimdilik bukadar

babaanneden sevgiler.


23 ekim-2010

Ekim 23, 2010

günlerdir bahçemdeki çiçeklerim ekliyorum,

e artık fotoğrafa biraz ara vereyim dedim.remi5861’in  sitesine gittim.

Fotoğraf Köşesi

Çerkez KARADAĞ fotoğrafı

Kişi fotoğraf üzerine hangi işlemi yaparsa yapsın aslolan doğrudan fotoğraftır. Ve öncelikle fotoğrafın ruhunu kavramalarını öneririm. Çünkü fotoğraf, ne kadar sizin müdahaleniz olursa olsun sonunda gerçekten yapılan bir alıntıdır. Öncelikle fotoğrafın geleneksel tekniğini iyi kavramalarını öneriyorum. Birçok program kullanıcısının fotoğraf tekniği hakkında bilgi sahibi olmadığını gördüm. Bir de fotoğrafçı kıvraklığını onlarında kapması gerek. Fotoğrafçılar refleksleriyle çalışan insanlardır. Ve görme sanatının sembol isimleri olarak görülürler.

Bir kere rengin tabiatı ayrıdır. Eğer doğayı doğrudan kopya edecekseniz renkli çekmenin bir mantığı yok. Ben rengi her zaman tabiata ait birşeyi tabiattan ayrıştırmanın bir yolu olarak gördüm. Rengi çok tehlikeli bir şey olarak gördüm ve bir konu renk ihtiva etmiyorsa renkli çekmenin bir anlamı yok. Kaldı ki dünya gereğinden fazla renklendirilmiştir. Siyah beyaz doğrudan doğruya gerçeküstü bir bakış açısını sergiler. Yani düşlere yönelik bir anlayıştı. Siyah beyazda siz kendi ruhunuzla katılırsınız.

Çerkez Karadağ


remi5861

Mayıs 3, 2010

ben bahçemden güllerimi,sardunyalarımı,süsleye püsleye  bloğuma eklerken ,

arada bir de remi5861’in  bloğuna mutlaka bakıyorum

ama okuduklarımın da çok az bir kısmını anlıyorum.çok biçok kısmını da anlamıyorum.bu gün yeni bir yazı dizisine başlamış.yine çok faydalı olacağını anladım valla.

özet aylık dergi incelemeleri yazı dizisi başlıyor

national geographic–atlas —pcnet–chip —-karışık(moda v.s)   hımm şimdi ben bu dergilerden hangilerine bakıyorum düşündüm de. benim aldığım dergiler. burda-gözde-nako örğü-dantel -örğü-moda dergileri-arada bi national geographic–arada bi atlas  —-  remican  mutlaka .örgü.dantel ,alsan onlarıda sıraya dizersin. haa işte o zaman ben  çok keyiflenirim. çünki modeller kapalı satılıyor.eskiden kitapçılarda tek tek sayfaları karıştırır beğenirsek alırdık.şimdi bakmadan alıyorum senin gibi biri bilgiler verse çok iyi olur valla.

amacının yardım etmek olduğunu artık iyice biliyorum. ne diyeyim kolay  gelsin.  uykum geldi.

 babaanneden sevgiler.